Pi̇yasa Noorcm Yurtdışı Piyasa Bülteni - Sn. Arzu Toktay'ın Katkılarıyla 06-01-2020

PİYASA NoorCM Yurtdışı Piyasa Bülteni - Sn. Arzu Toktay'ın Katkılarıyla

Küresel ekonomide düşük faiz ortamı


Amerikan Merkez Bankası (FED) başta olmak üzere Avrupa ve Asya Merkez Bankalarının düşük faiz ortamı ile küresel ekonomik büyümeyi desteklemeyi sürdürmesi bekleniyor.

2020 Merkez Bankaları kolay para politikalarından istenen verim alınmadığı bölgelerde başta Avrupa Maliye politikaları ve kamu harcamalarında artış gözlenebilir. Avrupa Bölgesi içinde (Almanya başta olmak üzere) bütçe fazlası veren ve bütçe harcamalarında artış potansiyeli olan ülkelerin marjlarını zorlayabileceği beklentisi var. Almanya'nın bütçe dengesini bozmaya niyetli olmadığı anlaşılıyor. Buna rağmen istenen ekonomik iyileşmenin para politikaları ile gerçekleşmediği ortamda mecbur kalınabilir.

Küresel ekonominin lokomotif ülkelerinde olan Çin faiz silahını gizli tutmakla beraber ekonomiyi canlı tutmak adına zorunlu karşılık ve kredi düzenlemeli ile desteğini sürdürüyor.

Büyüme ve enflasyon hedeflemesi konusunda en şanslı ülke konumunda olan Amerika ticaret müzakereleri ile daralan ticaret hacmi ve kendisi dışındaki ülkelerin performansının düşünmek zorunda olduğunun farkında. Öte yanda 2020 Kasım ayı genel seçimleri öncesinde güçlü istihdam ve ekonomik verilerde iyileşmeye rağmen FED kenarda beklemeyi tercih edebilir.

Bu tablo içerisinde küresel piyasaların keyfini kaçıracak gelişmeler neler olabilir?

• İngilterenin Avrupa Birliğinden anlaşmasız ayrılma kararı vermesi,

• Avrupa ekonomisinde iyileşmenin zayıf kalması ve Birlik içerisindeki ülkelerin ECB politikalarına uyumlu kararlar almaması ve zora düşen bankacılık sektörü,

• Çin’in kredi piyasasına ilişkin Amerika ile ticaret anlaşmasına ilişkin birtakım sorunların gündeme gelmesi ve Latin Amerika ülkeleri,

• Orta doğu kaynaklı jeopolitik sorunlar, Hong Kong meselesi gibi tansiyonu yükseltebilecek gelişmeler.

Arada sürpriz veya geçmişten gelen problemli konular 2020 senesinde de piyasaların gündemine düşecektir. Ancak madde başlığı “düşük faiz ortamı” beklentisi değişmedikçe 2020 genelinde küresel piyasaların risk alma eğilimini koruyacağı beklentisi var.

Merkez Bankaları düşük faiz ortamı, hükumetler maliye ve bütçe politikaları ile desteklenen büyüme ortamında rüzgar “gelişen ülke piyasaları lehine” esiyor.

Eylül ayından bu yana gelişen ülke para birimlerinin Amerikan Doları karşısındaki değer kazanımı arada yaşanan düzeltmelere rağmen sürüyor. Aralık ayında Çin ile Amerikanın ticaret konusunda ilk faz üzerine anlaşmaya varmış olması ve FED’in 2020 yılında mevcut politika faizini koruyacağı beklentisi ile Dolar Endeksi (DXY) geriledi. Öncesinde düşük faiz ortamının verdiği pozitif etkileşim ile gelişen ülke para birimleri yükselmişti. Aralık ayında Amerikan Dolarının değer kaybı ile yükseliş momentum kazandı ve bugünlerde MSCI gelişen ülke para birimleri endeksi son iki senenin yükseğinde işlem görüyor.

1730-1575 düşüş hareketinin % 50 fibo direnci 1652 üzerinde endeks %61.8 fibo direnci olan 1671 endeks seviyesine kadar yükseliş potansiyeli taşıyor. Öte yanda Güney Afrika Randı ve Meksika Pezosu gibi gelişen ülke para birimlerinde rekor net uzun pozisyon miktarı ile gelişen ülke para birimleri zor seviyelerde diyebiliriz. Bu anlamda haftanın son işlem gününde Irak'tan gelen haber akışı ile gelişen ülke para birimlerinin Amerikan Doları karşısında değer kaybettiğini gördük.

Yeni senenin ilk işlem günü 02 Ocak Çin Merkez Bankasının zorunlu karşılık oranlarında indirime gitmesinin pozitif etkisi ile risk iştahı yerindeydi. Haftanın son işlem gününe gelindiğinde ajanslara düşen Amerika'nın İranlı General Kazım Süleymani'nin hedef alındığı operasyon piyasaları alt üst etti. Yukarıda risk olarak incelediğimiz başlıklarda Orta doğu kaynaklı riskler İran Amerika ilişkilerini de kapsıyor. Dolayısı ile Amerika'nın bu adımı ardından İran'ın vereceği cevap ve iki ülke arasındaki ilişkilerin gerileceği beklentisi piyasalarda da negatif fiyatlandı. Öncesinde aşırı alım bölgesinde olan hisse senedi piyasasında satışlar, güvenli liman olarak görülene Japon Yeni, altın ve tahvil piyasasında alımlar ile Ocak ayını ilk haftasında sürpriz bir kapanış gerçekleşiyor. İran ve Amerika arasında ki sorunlu ilişki ve bu gelişme ardından olayın gideceği boyut önümüzdeki hafta piyasalar üzerinde etkisini sürdürecek.

MSCI gelişen ülke para birimleri endeksi

MSCI gelişen ülke para birimleri endeksi

ABD 10 yıllık tahvil faiz oranı

ABD 10 yıllık tahvil faiz oranı


Emtia piyasaları son yıllarda talep tarafında düşüş beklentisi ile hisse senedi piyasalarının getirisi ile rekabet edemiyor. 2019 senesinde enerji piyasalarında ham petrol, tarım ürünlerinde buğday, endüstriyel metallerde bakır ve kıymetli metallerde altının yükselişi dikkat çekiciydi. Buna rağmen Bloomberg emtia endeksi 2019 yılında %29 yükselen S&P500'ün gerisinde kaldı. Hisse senedi piyasaları resesyon endişesinin fiyatlandığı yaz ayları hariç senenin genelinde yükseliş eğilimindeydi. FED'in 'sigorta faiz indirimi' olarak tanımladığı 75 baz puanlık faiz indirimi vergi indirimleri etkisi ile beklenti üzerinde bilançolar hisse senedi piyasasında yükselişi destekledi. Emtia tarafına gelince Çin ile Amerika arasında ilk faz anlaşmanın gerçekleşeceği umutları ile Aralık ayında yükselişin ivme kazandığını gördük. Sene boyunca baskı altında olan tarım ürünleri 2020 senesinde Çin alımlarının güçlü bir şekilde başlayacağı umudu ile dip seviyelerden toparlandı. Palladyum arz tarafındaki sıkıntılar ile yeni zirveler test etti. Platin iyileşen ekonomik görünüm ile yükselen gümüşü takip etti. Petrol OPEC'in arz kısıntısını 500 bin varil artırması yanında küresel ekonomik iyileşme ve hisse senedi piyasalarından destek buldu. Ham petrol Aralık ayında yaptığı atak ile seneyi %36 yükseliş ile kapatarak emtia endeksine en fazla katkı sağlayanlardan biri oldu. Bakır son çeyreğe girerken en düşük 250 sent/lbs seviyesini gördü ardından 280 sent/lbs üzerini test etti. Buna rağmen tahıl ve endüstriyel metal piyasasının ilk faz anlaşmanın detayı ve Çin talebi ile 2020 senesinde yön bulması beklenebilir.

ETF yatırım fonları tarafında emtia piyasasına ilgi nasıl diye baktığımızda senelik %15'lik fiyat artışına rağmen en fazla giriş olan emtia altın olarak görülüyor. Aşırı alım bölgesinde hisse senedi piyasası ve 2020 senesinde de piyasada beraber olunacak riskler düşünüldüğünde altın korunma amaçlı yatırımcının tercihi olmuş. Öte yanda Küresel Merkez Bankalarının varlık çeşitlendirmesine bağlı altın talebi 2019 senesinde tam gaz devam etti. Yeni senede Merkez Bankaları talebi altının orta ve uzun vadeli gücünü korumasında önemini koruyor olacak.


2019 Aralık ayının son iki haftasında altın piyasasında fiyatlarda yaşanan yükselişi yatırımcı piyasadaki aşırı iyimserliğe karşı altını korunma amaçlı talep ediyor görüşümüzü belirtmiştik. Düşük faiz ortamı içerisinde altının sigorta olarak portföylerde yer edinmesinden daha doğal ne olabilir? Bu dönemde ABD 10 yıllık tahvil faiz oranlarında arada yaşanan yükseliş de altın fiyatlarını aşağı çekmekte yeterli olmadı. Haftanın son işlem gününe gelindiğinde geçmiş yıllarda öne çıkan ve çözülememiş konular arasında yer alan İran-ABD geriliminin başka bir boyuta taşınma ihtimali altın yatırımcısına yaradı. Hisse senedi piyasası rekor yüksek seviyede emtialar küresel talep artışını bekliyor bonolarda getiriler düşük altın yeni senede de yatırımcının güvenini hak ettiğini seneni ilk günlerinden kanıtlamış oldu.

COMEX'de 30 Aralık tarihli derinlik raporunda fonların net uzun pozisyon miktarı 19377 kontrat artış ile 305652 seviyesine yükselmiş. 52 haftanın yüksek seviyesi 312444 kontrat seviyesine yakın net uzun pozisyon miktarına rağmen açık pozisyon (OI) artışı ile desteklenen yükseliş piyasada güçlü alış eğilimini ifade ediyor. İran Amerika arasındaki tansiyona bağlı olarak altın piyasası bu hafta 1600 dolar/ons direncini zorlayabilir.

Yeni haftadan beklediklerimiz


Sonuç olarak, Haftaya İran Amerika arasındaki gerilimin gölgesinde başlıyoruz. İki ülke arasındaki gerilimin hafiflemesi ya da boyut değiştirmesi 2019 yılı son çeyreğini pozitif kapatan piyasalarda kırılganlığı artırıyor. Bu tarz dönemlerde 'çeşitlendirme' ile portföyündeki varlıkları değişik yatırım grupları içinde dağıtan yatırımcı daha az zarar görüyor.

Ücretsiz Deneme Hesabı